no blog entry
no blog entry
no blog entry
gençler ve daima genç kalacaklar.
ergen misiniz lan?
pisuvar naftalini
27 Kasım 2010 Cumartesi
24 Kasım 2010 Çarşamba
gençler ve daima genç kalacaklar
dün bi kaç ibo şarkısı dinledim. yalnızım, yorgunum, bir kulunu çok sevdim falan. bilinenlerden yani. o kadar güzel ki lan.
çok güzel hakkaten.
--
migros ve onun cola kampanyası. ev için alışveriş yapıldı. kampanyada da 6lı kutu cola veriliyo. sözde bırakmıştım amına koyim. dur buzdolabından aliym bi tane.
--
apayrı bi konuya girizgah yapiym hemmen.
bi konuda iki kişinin arasında bi dargınlık varsa ve taraflardan birinin diğer kişiyi affetmesi gerekiyosa, onu affetmek istediği için affetmemeli. çok yanlış bi davranış. çünkü içindeki kırgınlık sona ermemiş oluyo fasa fiso. demem o ki, sonra bu bitmeyen kırgınlık -bir küslük durumu olmasa dahi- bir şekilde ilişkilerine yansıyo ve saçma bi durum oluşuyo.
burdan tüm ergenlere seslenmek istiyorum.
gece uzun olacak
çok güzel hakkaten.
--
migros ve onun cola kampanyası. ev için alışveriş yapıldı. kampanyada da 6lı kutu cola veriliyo. sözde bırakmıştım amına koyim. dur buzdolabından aliym bi tane.
--
apayrı bi konuya girizgah yapiym hemmen.
bi konuda iki kişinin arasında bi dargınlık varsa ve taraflardan birinin diğer kişiyi affetmesi gerekiyosa, onu affetmek istediği için affetmemeli. çok yanlış bi davranış. çünkü içindeki kırgınlık sona ermemiş oluyo fasa fiso. demem o ki, sonra bu bitmeyen kırgınlık -bir küslük durumu olmasa dahi- bir şekilde ilişkilerine yansıyo ve saçma bi durum oluşuyo.
burdan tüm ergenlere seslenmek istiyorum.
gece uzun olacak
22 Kasım 2010 Pazartesi
rüya
göremiyorum. bi süredir. görürsem de aklımda hiçbi şey kalmıyo rüyalarıma dair. anca bi tat kalıyo, o da çok soluk.
uzun uzun rüya görmeyi özledim.
--
bu arada tüm dünyaya itiraf etmek istediğim bişi var.
şimdi benim bi hikayem var tamam mı. ilkokul zamanı serviste giderkene dışarda gördüğüm her yazıyı okumamla ilgili. benim bu hikayede anlattığıma göre sonunda midem çok bulanıyodu ve kusuyodum. ama aslında YALAN SÖYLEDİM. neden bilmiyorum. bu hikayeyi anlattığım insanlardan çok özür diliyorum. aslında sadece midem bulanıyodu. kusmuyodum sonunda. ama nedense bi kere öyle anlatınca herkese öyle bahsettim o hatıramdan.
çok pişmanım. beni affedebilecek misiniz?
uzun uzun rüya görmeyi özledim.
--
bu arada tüm dünyaya itiraf etmek istediğim bişi var.
şimdi benim bi hikayem var tamam mı. ilkokul zamanı serviste giderkene dışarda gördüğüm her yazıyı okumamla ilgili. benim bu hikayede anlattığıma göre sonunda midem çok bulanıyodu ve kusuyodum. ama aslında YALAN SÖYLEDİM. neden bilmiyorum. bu hikayeyi anlattığım insanlardan çok özür diliyorum. aslında sadece midem bulanıyodu. kusmuyodum sonunda. ama nedense bi kere öyle anlatınca herkese öyle bahsettim o hatıramdan.
çok pişmanım. beni affedebilecek misiniz?
klavyemin çalışmayan tuşu
PrtScn'dir. her neyse. konu bu değil
--
http://www.isketch.net/ diye bi site vardı. pictionary adlı oyunun sanal olanı. pictionary de tabunun çizimlisi. daha da anlatamicam.
onla bu sene için de bi ara tanışmıştım. farklı dillerde odaları var(türkçe dahil). çok eğlenceli de bi ortam. ama bi noktadan sonra kazanma hırsı kendi komiklik yapma isteğine bırakıyo.
-sanal ortamda küfürleşmeler-
işte sıra bana geldiğinde, penis olsun, çıplak erkek/kadın vücutları olsun, nüdizmin amına koyuyodum.
vaktiyle ki bi penis çizmiştim. üstüne de ona yaklaşan açık bi ağız. diğer oyunculardan bazıları hala kelimeyi tahmin etmeye çalışıyordu.
seks?
pipi?
penis?
oral seks?
evet, bildiniz.
EDİT: HALA BANLIYIM GİREMİYORUM LAN SİTEYE
--
http://www.isketch.net/ diye bi site vardı. pictionary adlı oyunun sanal olanı. pictionary de tabunun çizimlisi. daha da anlatamicam.
onla bu sene için de bi ara tanışmıştım. farklı dillerde odaları var(türkçe dahil). çok eğlenceli de bi ortam. ama bi noktadan sonra kazanma hırsı kendi komiklik yapma isteğine bırakıyo.
-sanal ortamda küfürleşmeler-
işte sıra bana geldiğinde, penis olsun, çıplak erkek/kadın vücutları olsun, nüdizmin amına koyuyodum.
vaktiyle ki bi penis çizmiştim. üstüne de ona yaklaşan açık bi ağız. diğer oyunculardan bazıları hala kelimeyi tahmin etmeye çalışıyordu.
seks?
pipi?
penis?
oral seks?
evet, bildiniz.
EDİT: HALA BANLIYIM GİREMİYORUM LAN SİTEYE
düşlerinde büyürüm büyürüüm
fındık ve benzeri kuruyemişler muhabbet ve çok ses olmayan bi ortamda tüketilince, ağızdan çıkan sesler çok rahatsız ediyo beni. televizyon izlerken, ev ahalisiyle limoni olma sebebi hatta.
ama olay aslında çocukluğumda yatıyo.
şaka lan.
asıl olay şu ki, böyle bi durumda insan sıkılmış oluyo ve sataşacak yer arıyo. sonra en küçük garç gurç rahatsız ediyo tabii.
bunun sebebi de, en büyük hobimin sıkılmak olması.
--
burcu güneş'ten gelsin. denize bıraktım sahilden. vakit yaz. hava sıcak. adapazarından istanbula giden otobüsteyim. yandaki arkadaş tamamen uyuyor. ben de yarı uyku, yarı mal halde koltukta tünüyorum. birden radyoda bi şarkı peydah oldu. güzel başladı. akustik gitar falan. sonra bi baktım, arkana bak da düşün yeniden'miş. o gün bugündür, burcu güneşin benim için yeri ayrı. güzel şarkı vesselam.
hele bi dinliym
--
bi de rosey'nin love'ından sonra, benim için crush gelir! onu da jennifer paige söylüyo. love kadar olmasa da, o da harika bi şarkı.
90lar pop 4€\/@
ama olay aslında çocukluğumda yatıyo.
şaka lan.
asıl olay şu ki, böyle bi durumda insan sıkılmış oluyo ve sataşacak yer arıyo. sonra en küçük garç gurç rahatsız ediyo tabii.
bunun sebebi de, en büyük hobimin sıkılmak olması.
--
burcu güneş'ten gelsin. denize bıraktım sahilden. vakit yaz. hava sıcak. adapazarından istanbula giden otobüsteyim. yandaki arkadaş tamamen uyuyor. ben de yarı uyku, yarı mal halde koltukta tünüyorum. birden radyoda bi şarkı peydah oldu. güzel başladı. akustik gitar falan. sonra bi baktım, arkana bak da düşün yeniden'miş. o gün bugündür, burcu güneşin benim için yeri ayrı. güzel şarkı vesselam.
hele bi dinliym
--
bi de rosey'nin love'ından sonra, benim için crush gelir! onu da jennifer paige söylüyo. love kadar olmasa da, o da harika bi şarkı.
90lar pop 4€\/@
öykümsü
sıcak bir güne soğuk bir kadınla uyandı. içerden ses viyakladı: "bebaaaaaaağğ, para ver okula geç kalcam." çocuğa para mı dayanır. hele bir de har vurup harman savuruyorsa. gerçi onun da suçu değil ya. her neyse. soğuk suyla yıkandı, soğuk bakışlarla evden uğurlandı. cinsel aktiviteleri, üreme için kısıtlanmıştı. akşama kadar ev pırıl pırıl olmazsa evdeki agresif hava, yine bir cinsellikle sonuçlanmayacaktı. gözü kör olasıca amerikan filmlerinde böyle olmuyordu oysa.
atölyede ingiliz anahtarı yoktu. ne yapsın marangoz ingiliz anahtarını. ama televizyonda izlediği amerikan filmlerinde çok duymuştu bu adı. ve illa ki günün birinde alacaktı ondan bir tane. hiç kullanmayacak, evde odasının duvarına asacaktı. hayallerini gerçekleştirmemek üzere geride bırakıp, işe koyuldu. tahtaların dilleri yoktur. tıpkı iş arkadaşları gibi. ortak hayatlarından ne çıkıyor ki, üstüne konuşsunlar. aylardır aynı güne uyanan gözlerle birbirlerini selamlıyor, sonra da birbirlerine güle güle diyorlar.
dönüş. dönmez olaydı. saat 10. akşam yemeğine her zamanki gibi yetişemedi. ev ahalisini televizyonun karşısında buldu. oğlum senin dersin yok mu sorusuna bir ters cevap aldı. sonra ben yorgunum yemeden yatıcam dedi, gitti yattı.
ertesi sabah kendini hiç görmediği bir yerde buldu. rüya gördüğünü düşündü. çok sevdiği amerikan filmlerinden esinlenip kendini cimcikledi. bu bir rüya değildi. yatağından kalktı. tanımadığı evin koridorunu takip ederek salonu buldu. salonla bitişik mutfakta ocağın başında bir kadın gördü.
-günaydın kocacım, çok sevdiğin pankeklerden yapıyorum bu sabah
-...
-otursana. üstelik akçaağaç şurubundan bile aldım.
-günaydın anne günaydın baba. projemi bitiremedim çok acelem var. tanrım kahretsin servisi kaçırıyorum.
ÇAT. kapanan kapı sesiyle bi an uyandığını düşündü. ama hala olduğu yerdeydi. oturduğu yerden kalktı, pencereye baktı. büyük, hatta kocaman bir sarı otobüs gördü.
-işte hazıır, afiyet olsun hayatım. yorgun gözüküyorsun, bugün istersen patronu ara ve işe gitme ne dersin?
en çok bu duyduğuna şaşırmıştı.
-ha?
-hem bugün yeni aldığım iç çamaşırlarını deneyebiliriz...
kadın sırıttı.
ardından
-neyin var kocacım? kendinde değil gibisin.
-kahretsin sorunumun ne olduğunu ben de çözebilmiş değilim.
içinden haykırdı: NE DİYOM LAN BEN???
birden nefesi kesildi. elleri boynuna gitti. yüzü önce kızardı. sonra morardı. çok az kalan gücüyle, panik içinde ordan oraya koşan kadına seslendi.
- çabuk! 911'i ara!
atölyede ingiliz anahtarı yoktu. ne yapsın marangoz ingiliz anahtarını. ama televizyonda izlediği amerikan filmlerinde çok duymuştu bu adı. ve illa ki günün birinde alacaktı ondan bir tane. hiç kullanmayacak, evde odasının duvarına asacaktı. hayallerini gerçekleştirmemek üzere geride bırakıp, işe koyuldu. tahtaların dilleri yoktur. tıpkı iş arkadaşları gibi. ortak hayatlarından ne çıkıyor ki, üstüne konuşsunlar. aylardır aynı güne uyanan gözlerle birbirlerini selamlıyor, sonra da birbirlerine güle güle diyorlar.
dönüş. dönmez olaydı. saat 10. akşam yemeğine her zamanki gibi yetişemedi. ev ahalisini televizyonun karşısında buldu. oğlum senin dersin yok mu sorusuna bir ters cevap aldı. sonra ben yorgunum yemeden yatıcam dedi, gitti yattı.
ertesi sabah kendini hiç görmediği bir yerde buldu. rüya gördüğünü düşündü. çok sevdiği amerikan filmlerinden esinlenip kendini cimcikledi. bu bir rüya değildi. yatağından kalktı. tanımadığı evin koridorunu takip ederek salonu buldu. salonla bitişik mutfakta ocağın başında bir kadın gördü.
-günaydın kocacım, çok sevdiğin pankeklerden yapıyorum bu sabah
-...
-otursana. üstelik akçaağaç şurubundan bile aldım.
-günaydın anne günaydın baba. projemi bitiremedim çok acelem var. tanrım kahretsin servisi kaçırıyorum.
ÇAT. kapanan kapı sesiyle bi an uyandığını düşündü. ama hala olduğu yerdeydi. oturduğu yerden kalktı, pencereye baktı. büyük, hatta kocaman bir sarı otobüs gördü.
-işte hazıır, afiyet olsun hayatım. yorgun gözüküyorsun, bugün istersen patronu ara ve işe gitme ne dersin?
en çok bu duyduğuna şaşırmıştı.
-ha?
-hem bugün yeni aldığım iç çamaşırlarını deneyebiliriz...
kadın sırıttı.
ardından
-neyin var kocacım? kendinde değil gibisin.
-kahretsin sorunumun ne olduğunu ben de çözebilmiş değilim.
içinden haykırdı: NE DİYOM LAN BEN???
birden nefesi kesildi. elleri boynuna gitti. yüzü önce kızardı. sonra morardı. çok az kalan gücüyle, panik içinde ordan oraya koşan kadına seslendi.
- çabuk! 911'i ara!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)